Okulun Fiziki İmkanlarının Eğitim Hayatındaki Önemi Nedir?

Okulun fiziki imkânlarının eğitim hayatındaki rolü oldukça önemlidir. Eğitimde verimlilik üzerine
yapılan araştırmalarda sınıf ve okul ortamının öğrencilerin başarıları üzerinde etkili olduğu ve
aynı zamanda istenen davranışlara ulaşma konusunda bir gösterge olarak kabul edilebileceği ve
eğitimde istenen verimin alınabilmesi için sınıf ve okul binalarının önemi üzerinde
durulmaktadır.
Bir sistemin yer aldığı mekânın özellikleri ile sistemin araç, süreç ve hedeflerinin uyuşum içinde
olması gerekir. Herhangi bir uyumsuzluk durumunda eğitim sisteminde aksaklıkların
oluşabileceği rahatlıkla söylenebilir.
“Fiziksel ortam, eğitim etkinlikleri için ayrılan mekânın özelliklerini belirtir. Sıra, masa, dolap vb.
araçlarla, boş alanlar, mekânın ısı, ışık ve renk düzeni gibi bir dizi etken, ortamın fiziksel
değişkenlerini oluşturur.
Öğretmen-öğrenci ilişkileri, büyük ölçüde bu fiziksel değişkenler tarafından etkilenir” Bu yüzden
eğitim ve öğretim faaliyetlerinde ortam (mekân) düzeninin önemi çok büyüktür.
Okul ve Sınıf içi nesneler insanla birleştiğinde değer kazanırken, öğretime katkı sağladığı sürece
fonksiyonel olacaktır. Hathaway (William E. Hathaway, Department of Pediatrics, University of
Colorado, School of Medicine, Denver, CO 80262)
“Eğitsel Binalar” adlı makalesinin girişinde şöyle diyor: “Bizler ilk önce binaları şekillendiririz
sonra onlar bizleri şekillendirir. Okullar için bu çok önemlidir, çünkü gerek öğrenmeye ve insan
becerisine yardımda ya da her ikisini de engellemek için eğitsel binaların birçok özelliğinin
gizil güçleri vardır”.
Bu açıdan bakıldığında fiziki mekân öğretmen-öğrenci arasındaki ilişki de insanileşerek, hem
öğretmen için hem de öğrenci için yaşanılır bir çevre oluşturmaktadır. Fiziki imkânlara paralel
olarak, yapılan araştırmalar, öğrenci sayısı ile başarı arasında ilişki olduğunu, öğrenci sayısının az
olduğu sınıflarda başarının ve öğrenmenin öğrenci sayısı çok olan sınıflara göre daha yüksek
olduğunu ortaya koymaktadır. Aslında kalabalık olmayan sınıflar bazı bakımlardan öğretmene de
kolaylıklar sağlamaktadır.
Özetlemek gerekirse, Mekân olarak okul veya fiziksel ortam düzeni insanların; sağlıklarını,
duygusal dünyalarını ve performanslarını olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu
durum, okul mekânlarında özellikle öğrencileri ve öğretmenleri çok fazla ilgilendirmektedir. Eğitim
ve öğretim faaliyetlerinin yapıldığı okullarda bu konu üzerinde önemle durulması ve gerekli
düzenlemelerin yapılması eğitimin kalitesini arttırmada oldukça etkili olacaktır. Bu yüzden eğitim
kurumlarında; yerleşim düzeninden, öğrenci sayısına, renk uyumuna, uygun ışık ve ısı düzeyine,
temizliğe, gürültünün olmamasına, estetiğe varıncaya kadar birçok fiziksel ortam öğesinin göz
önünde bulundurularak düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Cumhuriyetimiz 100. yılına yaklaşırken, ülkemizde okul binaları tasarlanırken multi-disipliner
bir yaklaşımla mimarlar, iç tasarımcılar, yöneticiler, öğretmenler, öğrenciler ve diğer ilgili
uzmanlar hep birlikte çalışarak, okul binalarını daha işlevsel bir yapıya dönüştürmelidirler.
Eğitim binaları gelişigüzel inşa edilebilecek yerler değildir, çünkü buralar gelecek nesli yetiştiren
öğretmenlerin çalıştığı ve çocuklarımızın yetiştiği ortamlardır. Bu nedenledir ki, okul binalarının
eğitim ve öğretim faaliyetlerini kolaylaştırıcı ve verimi arttırıcı bir şekilde düzenlenmesi, öğrenci
ve öğretmenin yanında, aileye ve halka da açık yerler haline gelmesi gerekmektedir.
Bu mekanların tasarlanması ve yapımı Akademik Kadrodan ziyade, Yönetici ve Kurucuların
görevleridir. İyi bir Özel Okul da, Akademik Personel ve İşletme Personeli birbirinden ayrı olmalı
ama İşletme takımı var gücüyle Akademik Misyonu desteklemelidir.
Okulculuk bir takım işidir. Bu takım içerisinde tüm çalışanların farklı görev ve sorumlulukları
vardır. Okulun bahçıvanından, Teknik İşler Sorumlusu, herhangi bir temizlik elemanından iç
Hizmetler Sorumlusuna ve İşletme Müdürüne kadar herkes görevlerini tam ve eksiksiz yaparsa
bu takımın başarısı sürekli olur. Önemsiz diye bir görev yoktur ve olamaz. Akademik Personel
dışındaki tüm okul çalışanlarının ana görevi, eğitimciler ve öğrenciler için en uygun eğitim ve
öğretim koşullarının yaratılmasına katkıda bulunmaktır. Fiziki tesisler olarak okulların her an tam
kapasite ile kullanıma hazır olması, güvenlik, temizlik, yemek ve servis ihtiyaçlarının üst
standartlarda sağlanması, eğitim malzemelerinin tedariki, okul ve çevresinin bakımlı olması ve
temizliği önde gelen sorumluluklardır.

Mehmet Asal
K12 Okulları Yönetim ve İşletme Danışmanı