BENLİK SAYGISI

Binlerce çocuğun okullarda mücadele ettiği duygu “benlik algısı”nın düşük olma duygusudur.  Bu çocuklar, kendilerini tuzağa düşmüş gibi düşünür ve kendilerine farklı savunma mekanizmaları geliştirirler. Bu savunma şekilleri yüzünden biz de onlara farklı etiketler yakıştırırız. “Dikkat dağınıklığı var”. “Çok haylaz bir çocuk.” “Fazla şımartılıyor, saygı nedir bilmiyor.” “İçine kapanık, çok çekingen.”  vb. Bu etiketlerden önce biz eğitimcilere ve ebeveynlere düşen  görev, “neden”i araştırmak ve her açıdan bakabilmek.

Çocuklar yapılandırılmış okul ortamlarında benlik algısı oluşturma sınavı ile her gün mücadele etmek durumunda bırakılırlar çünkü özellikle notlarla, kıyaslamalarla, yarışmalarla, karşılaştırmalarla bezenmiş bir eğitim ortamı her gün küçük düşme tehlikesi ile burun buruna oldukları bir ortam haline gelir ve oluşturulan ortam onlara sürekli bilişsel yetersizliklerini hatırlatır. Özellikle ilkokul yaşlarında yaşanan bu süreç, öğretmenler  ve anne babalar için titizlikle işlenmesi gereken bir süreçtir. O yüzden sevgili öğretmenler; daha hazır olmadıkları halde MEB yönetmeliklerinde de olmamasına rağmen öğrencinizi notlu değerlendirmelere alıştırma telaşınızı tekrar gözden geçirmenizi öneririz. Sevgili anne babalar, size de,  yaş seviyelerinin üzerinde bir eğitim için ( anaokulunda okuma yazma öğrenme; 2. Sınıfta sınavlar yapılması vb konularda)okullara baskı yapmanızın doğal bir tepki olmadığını hatırlatmak isteriz.

Benlik algısını benlik saygısına çevirmek için önce doğru tanımlamak gerekir. Herkes kendisi hakkında bir fikir sahibidir; zaman içinde sürekli değişim yaşar ama yine de kafasında kendi için bir imaj oluşmuştur. Legende (1993) benlik saygısını bir bireyin kendine verdiği değer olarak anlatır; bu değerin insan etkililiğine ve iyi özelliklerine olan bağlılığını ekler. Josainne Saint Paul ise; benlik saygısını kişinin faklı alanlardaki değerinin bilincine varmasıdır, diye tanımlar.

Değer vermek bir yargıda bulunmak demektir ve bunun için de bir olgunluğa ihtiyaç vardır. Susan Harter’ın araştırmasında, bir çocuğun kendine ilişkin mantıksal bir düşünmeyi gerçekleştirecek kapasitede olması gerekliliği ortaya koyulmuştur. Yani bu araştırmaya ve Piaget’e göre kritik yaş 7 ve 8 yaş civarları.  Benlik saygısı yaşanmış deneyimlerle zenginleşir. Kişinin yeterliliklerinin bilincinde olması ve becerilerini kullanarak bir uyum mekanizması geliştirmesi, stresi yönetmesi  ve problemleri çözmesini sağlar. Çocukların gelişimi düzensizdir, her birinin kendine özgü bir ritmi vardır. O yüzden deneyimler oluştururken yaşadıkları başarı duyguları ve bu başarı duygularının kendi ilgi ve istekleri ile orantılı olması önemlidir. Yani temelde kendini sevilmiş ve başarmış hissetme duygusunu yaşatmak hayati önem taşımaktadır.

Hayati önem taşımaktadır çünkü benlik saygısı zedelenmiş çocuklara hayal kırıklıkları ve mutsuzluk eşlik eder. Umduğunun daha altında olduğuna inanan çocuk ve geleceğin yetişkini için artık anksiyete ve depresyon daha kolay yaşanılır bir olgudur. Higgins, 1987

Peki ne yapmalıyız?

  • Nitelikli ilişkiler kurmalıyız. Çocuğun kendisi için önem arz eden yetişkinlerden duyacakları güzel sözler önemli bir yardımcıdır. Yetişkin; çocuğun olumlu hareketlerini  ve başarılarını vurgulamalıdır; bunları unutturmamalıdır.  Çocuğun zihninde bu başarıların anıya dönüştürülmesi hatırlatmalarımızla olacaktır. Unutmayalım ki, tekrar edilmeyen öğrenme silinip gitmeye mahkumdur.
  • Bilinç oluşumuna destek vermeliyiz. “Sen yakışıklısın” 1Güzel kızım” “Ne kadar da akıllısın” sözcüklerine indirilmeyecek kadar önemli bir kavramdan bahsediyoruz. Güzel söz çocuğu etiketlemek değil, başarılı bulduğumuz eylemlerinden bahsetmeliyiz. Davranışları, tutumları ve sözlerinden yola çıkmalıyız. Uygun bulmadığımız hal ve hareketlerini kınadığımızı net bir şekilde söyleyebilmeli ama ona karşı duyduğumuz sevgiden şüphe ettirmemeliyiz. Davranışını düzeltmesi konusunda yaptığımız uyarı, ona duyduğumuz değeri zedeleyen bir uyarı olmamalı, kişiliğini işe karıştırmamalıyız.
  • Başarılar yaşamasını desteklemeliyiz. Bir öğrenim ortamının hedefine ulaşması için her zaman değer katıcı ve benlik saygısını destekleyici olmalıdır. Her çocuğun başarı algısı farklıdır. Bu, çoğunlukla özneldir ve herkesin beklentilerine, hırslarına , değerlerine ve mükemmeliyetçilik derecesine bağlıdır. Her konuda olduğu gibi öğrenci tutumlarında da farklılaştırılmış ortamlarda eğitim vermek önemlidir. Çocukların hepsi değerlidir ve hepsine dokunmak gerekir. Burada en önemli ip ucu benlik saygısının bireylerin süreç içindeki başarıları ile beslenmesidir. O yüzden sevgili öğretmenler, sonuç kadar süreç değerlendirmelerine de değer vermeliyiz.

Meb’in ilkokuldaki sınavsız yaklaşımını destekliyorum ancak bunu nasıl yönetecekleri konusunda öğretmenleri iyi eğitmelerini umuyorum. Bu hedefte kullanabilecekleri en iyi ölçme değerlendirme araçlarından biri olan rubrikleri ile ilgili yazımızı mutlaka okuyunuz. En kısa zamanda sayfamızda yayınlanacak.

  • Anne-babanın olumlu etki yaratacak tutumlarını da şöyle listeleyebiliriz.
    • Koşulsuz sevgisini ifade etmek
    • Güven verici ve belirgin davranış kuralları belirleme
    • Davranış kuralları uygulamada tutarlı olmak
    • Çocuğun kendi hatalarının doğal sonuçlarını yaşamasına fırsat sağlamak
    • Önemli başarılarını vurgulamak
    • Çocuğun yaşadığı güçlüklerde çözüm yolları bulması için yardımcı olmak
    • Güvenilir olma
    • Stresle baş etme ve sakinleşme yolları öğretme
    • Geçmiş başarılarını hatırlatmak; başarıları anılarında taze tutmak.
    • Güçlü yönlerinin altını çizmek
    • Güçlüklere karşı desteklemek
    • Değer verdiğini gösteren bir dil kullanmak
    • Sorunlara çözüm bulması için onu desteklemek
    • Duygularını ve heyecanlarını ifade etmesini sağlamak
    • Düzeyine uygun sorumluluklar vermek
    • Arkadaş edinmesi ve çatışmaları kendisinin çözmesi için yüreklendirmek
    • Cömert ve işbirlikçi olması konusunda cesaretlendirmek.
    • Yanlış yapma hakkı tanımak
    • Yanlışlarını önemsemek
    • Öğrenme yöntemine sonuçlarından daha çok önem vermek
    • Onunla eğlenmek

“Kendi değerinden memnun olmayan biri mutlu da olamaz.” Jean- Jacques Roussea

Nurcan İnan

Eğitmen, Eğitim Programları Geliştirme Uzmanı, Eğitim Yöneticisi

 

Kaynakça

Harter,S. “Development Perspectives on the self system”. Hand book of child pyychology. 1983 s. 275-385

Higgins, E.T. “Self discrepancy; a theory relatingself and affect”, Psychological Rewiew 1987 s.319

Duclos, Germain. Benlik Saygısı Yaşam için bir pasaport. 2010. S.57-59